incil'in tahrif edilirken kur'an'ın korunması

mermaid
incil ile kur'an birbiriyle kıyas edilemez; zira şu an incil olarak bilinen kitap (ki dört incil diye de bir şey yoktur, incil tektir) kur'an gibi allah kelamı değildir. incil'i illa ki bir şeyle karşılaştıracaksak, en benzer metin, hadis kitapları olur; zira nasıl ki hadis kitaplarında efendimiz'in sözleri, ahvali ve etvarı (tavırları) varsa, incil'de de havarilerin hz. isa'dan duyduğu şeyleri aktardığı sözler vardır, ki bu sözler de hz. isa bu dünyadan ayrılır ayrılmaz kayda geçirilmiş değildir. incil'in bazı bölümleri 200-300 sene sonra yazılmıştır. ayrıca günümüzdeki incil'in yazarlarının hepsi havari değildir, sözlerin de tamamı doğal olarak hz. isa'ya ait olmayabilir.

ayrıca, hıristiyanlığın günümüzdeki şekline ulaşmasında belki de en çok paul'ün katkısı vardır. kendisi birçok epistle yazmıştır; ama havari falan değildir. hatta bazı avrupalı akademisyenlere göre paul bir yahudi'dir ve hıristiyanlığı özünden uzaklaştırmak için hıristiyan gözüküp dini tahrif ettikten sonra (kısmen haklılık payı vardır; zira hıristiyanlığın içinde çok miktarda pagan öğe de vardır) görevini hakkıyla tamamlamıştır.

bizzat bir akademisyenden şu ifadeyi de duyduğumu hatırlıyorum: "paul, hıristiyanlığın peygamberidir." şimdi bana sormayın hz. isa ne oluyor bu durumda diye. kaldı ki, hz. isa'nın ilahi oluşu da hıristiyanlar arasında tartışmalıdır. ne dereceye kadar ilahidir orası ayrı bir muamma. tanrı'nın oğlu ifadesindeki oğulluğun biyolojik bir oğulluk olmadığını bugün birçok hıristiyan teolog da kabulleniyor nitekim. zaten kendileri öyle olmasını istiyor.

işin özü, incil diye bir kitap var mıdır orası bile tartışmalıdır islam alimleri arasında. incil kelime olarak müjde manasına geldiği için, hz. isa'nın kendisi de incil olabilir bazı yorumlara göre.

hasılı, hıristiyanlığın h'sini bilmeden küçükken cami hocasından duyduklarımızla bir şeyler söylemenin bizlere yakışmayacağını düşünüyorum naçizane.

aslında basit bir düşünce gerektirir mantık ilmi noktasında yaklaşırsak. şimdi ihtimallere bakalım:

kur'an'ın allah lafzı olduğu kabul ediliyor mu? ediliyorsa zaten allah, kendi kitabında değişmeme garantisini vermişken, değiştiğini iddia etmek abes.

yok hz. muhammed veya başka birisine ithaf ediliyorsa, bu durumda zaten bu meseleyi tartışmak fazlasıyla gereksiz.

geriye tek bir argüman kalıyor: "iyi de incil ve tevrat da allah kelamı değil miydi, onlar niye değiştirildi?"

bu soruyu soran kişi incil ve tevrat hakkında "sıradan bir müslüman"dan daha fazla bir şey bilmiyor demektir. bir kere mevcut incillerin hemen hemen hiçbiri değiştirilmiş değildir zaten; çünkü en erken yazılan incil, hz. isa'nın vefatından 40-50 sene sonra yazılıyor.


bizi ilgilendiren kısmın tercümesi: "ilk nüshalar milattan sonra 50. yılı civarında yazılmaya başlanmıştır."

yani bu ne demek? zaten, topu topu üç sene peygamberlik yapan hz. isa zamanında incil diye bir kitabın inmesi söz konusu olmayabilir. (doğrusunu allah bilir.)

ayrıca incil'i kur'an'a değil, muhteva açısından hadis kitaplarına benzetebiliriz; çünkü "isa şöyle dedi, böyle yaptı" gibi kıssalar ve vecizeler çoktur incil'de. allah'ın kur'andaki veya tevrat'taki gibi doğrudan konuşması nispeten azdır. en erken 50 sene sonra havarilerin ve diğer "mübarek" zatların akıllarında ne kaldıysa yazmalarıyla başlamış ve belli bir zaman sonra yüzlerce nüshası olduğu için iznik konsili'yle birlikte temel nüshaları dörde düşürülen bir kitaptan bahsediyoruz. kaldı ki "dört incil" diye de bir şey yoktur. bizim dört incil dediğimiz şey, incil'in ilk dört bölümünün adıdır ki incil'de 27 bölüm vardır. gerçi bu ilk dört bölüm yarıdan fazlasını teşkil eder incil'in ki orası da ayrı bir mesele.

bir de şu var: bizim mesela matta dediğimiz incil'in ingilizcesi şudur: the gospel according to matthew. yani matta'ya göre incil. bir nevi yorum vardır burada ifade tarzından da anlaşılacağı üzere. kur'an'da ise tek bir yorum ve nüsha vardır.

tevrat'a gelince durum daha vahim; zira tevrat'ın yazımı da yaklaşık 1000 seneyi buluyor ki 1000 sene içerisinde eklemeler, çıkarmalar, tahrifler epey bir olmuş olabilir. zaten israiloğulları oradan oraya sürülmüşken, o hengamede tevrat'ın derlenmesi, yazılması ne kadar sağlıklı olmuştur size bırakıyorum.

geneli hıristiyanlık propagandası gibi olan bu yazı aslında kur'an-ı kerim'in allah tarafından korunmasının gayet mümkün olduğunu ve allah'ın diğer kitaplarda böyle bir garanti veya söz verecek bir ortamın oluşmadığını ispatlamak için kaleme alınmıştır.

kur'an'ın değişmezliği meselesi ise zaten yeterince izah edildi.

islam'a göre incil diye bir kitap yoktur iddiasında bulunmuyorum. işin doğrusunu allah bilir diyorum; çünkü kesin iddialarda bulunmaktan kaçındım incil'in mahiyeti hakkında. ayrıca kur'an'daki her şeyi literal yani ilk manasına göre ele alamayız. zaten hz. isa romalıların kılıçları ve ölüm tehditleri altında peygamberlik yaptı. o kısacık sürede hz. isa'ya inen vahiyler kitaba dökülmemiş olabilir her ne kadar o kelimeler allah indinde bir kitabı ifade edecek olsa da.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol