anestezi ve reanimasyon

doktor
uzmanı olmaya gayret ettiğim, henüz asistanlığında olduğum tıp dalı...
en çok intihar vakasının yaşandığı alandır. bu mesleğe dahil olanlar, bunalımlar depresyonlar, ve hayatlarının neredeyse tamamını feda ederek yaşarlar. bu bunalımlar arasında, hastayı psikolojik olarak operasyona hazırlamak için güler yüzlü ve türlü şaklabanlık yapmak zorundadırlar. yeri gelir operasyon anında hastanın canı yanmasın diye cerrahın ağzına sıçarlar. hastanın koruyucu melekleridir. tıbbi olarak anestezi öldürmek, reanimasyon diriltmektir.

yoğun bakıma kendileri bakar. kalbi duran, solunumu duran hastalardan kendileri sorumludur. yanlış yaptıklarında, hastaları kesin olarak ölür. eğer hastayı kurtaramamışsa, yakınlarına bizzat haberi kendileri vermekle yükümlüdür. dayak yer, hakaret yer, tehdit edilir... eğer öldürdüğü hastayı, yeniden diriltemezse bir can kendi sorumluluk alanından kayıp gitmiş olur. bütün bu sorumluluklar yetmezmiş gibi, gecesi gündüzü olmaz. gece 3'te bir telefonla aranır. hastaneye çağrılır. günlerce eve gidemez sedyelerde uyuya kalır. bazı ilaç sanrılarından dolayı, kadın hastalar tecavüze uğradığını zannettikleri için eşleri kavga eder dava açarlar... bazıları ise, ilaçlara bağlanmıştır. kendi kullandıkları ilaçlar en iyi eroinden on bin kat daha etkilidir. ameliyata ilk girip en son çıkarlar. hastanın saçındaki telden, sıçtığı boka kadar bunlar sorumludur. hem ameliyat hem yoğun bakımdaki ölmüş olan hastalar, hem hayat kalitesinin bu kadar düşük olmasına rağmen bir cerraha nazaran daha az maaş alırlar... emektardırlar hastanın hem çakallık yapan cerraha hem de ağrılarına karşı koruyucu anneleridir.
zordur, çilelidir. kendileri de hastalarına yaptıkları gibi, yaşamayı reddetiklerinde ciğerlerini sökseler hissetmeyecekleri ilaçlarla hayatlarına son verirler...
bu dalı seçmeyin oğlum, gidin bir aile hayatınız olsun. kız arkadaşınızla sevişin, gezin hayatın keyfini çıkarın. bu dalı seçmeyin...